O Ano em Que Meus Pais Saíram de Férias (The Year My Parents Went on Vacation)

Eylül 08, 2010


2006 yapımı, yönetmen Carlos Imperio Hamburger imzalı, 1970 yılını konu alan bir Brezilya filmi O Ano em Que Meus Pais Saíram de Férias.  Askerî cunta yönetimindeki 1970 Brezilyası'nda, tam da Meksika Dünya Kupası'nın öncesinde, siyasi sebeplerden ötürü anne-babasından (solcu anne-baba kaçmak zorundadır) ayrılıp dedesinin yanında kalmak zorunda bırakılan Mauro'nun hikâyesini anlatıyor. 
Nedenini anlamadığı bir şekilde, annesi ve babası "tatile" giderken, yaz tatilini dedesinin yanında geçirmek zorunda kalan 12 yaşındaki Mauro, apartmanın önünde anne-babasıyla vedalaştıktan sonra elindeki adrese baka baka dedesinin evini bulur. Tüm gücüyle kapıyı çalmasına rağmen kapıyı açan olmaz. Çaresiz bir şekilde kendi kendine oyalanıp dedesinin eve gelmesini bekleyen Mauro, dedesinin yan komşusu Shlomo'nun gelip kötü haberi vermesiyle yapayalnız ortada kalır: Dedesi o sabah ölmüştür... 


Ne yapacağını bilmeden çocuğu yanına alan Shlomo, konuyu mensubu olduğu Brezilya Yahudi cemaatine taşır ve Tanrı'nın, kapısının önüne bıraktığı bu çocuğa, tıpkı Tevrat'ta anlatılan firavunun kızının Nil'in kenarında bulduğu çocuk Moishale'ye baktığı gibi Shlomo'nun bakmasına karar verilir. Zamanla Mauro mahallenin bir parçası haline gelir. Gündüzlerini dedesinin evinde geçirip sabah kahvaltılarını ve akşam yemeğini -bundan pek hoşlanmasa da- Shlomo'yla yemeye başlar. Öğle yemeklerini daha çok seviyordur, çünkü her gün başka bir komşunun evinde birbirinden güzel yemekler yemektedir. 


Tam bir futbol tutkunu olan Mauro'nun en çok öne çıkan ve insanın içini burkan özelliği, içine düştüğü durumu sükunetle kabullenip, annesi-babası gelene dek, kimseye ihtiyaç duymadan kendi kendini oyalayıp eğlendirebilmesi... O yıl dünyada ilk defa uydudan yayınlanacak olan Dünya Kupası yaklaşırken, mahallenin Erkek Fatma'sı Hanna'nın yardımıyla insan içine karışan Mauro'nun heyecanı da iki katına çıkar çünkü babası kupa zamanı döneceklerini söylemiştir. Kupa başlayıp Brezilya maçlarını kazandıkça gerçek anlamda 7'den 70'e herkesin kapıldığı o futbol coşkusu, futbolun insanları birleştirici gücü, izleyenlerin içini ısıtıp yüzünü güldürürken Mauro'nun sevinci kursağında kalmaktadır çünkü annesi ve babası hâlâ ortalıkta yoktur... 


Tadını kaçırmamak için buradan sonrası anlatmıyorum. Toparlamak gerekirse; günümüzde artık yitirmiş olduğumuz dostluklara, komşuluklara, yardımlaşmaya, bir gruba ait olmaya, yalnızlığa, çocukluğa, sokakta oynamaya, mahalle maçlarına, birbirine karışan hüzün ve neşeye dair bir film... Az ama öz oyunculuklarla, naif siyasi göndermelerle işlenmiş, fazlasıyla içten, kaçırılmaması gereken bir film.        

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler