film, teknolocik koltukta izlenir...

Ağustos 16, 2010

Tatilden, şirketlerin yeni modası, her koltuğun arkasında ekran olan otobüslerden biriyle döndük. Benim uykum kaçtı ve oturup iki tane film izledim: Juno ve The Devil Wears Prada. 


İlk lafım Juno'ya: hayatımda senin kadar overrated film görmedim. Daha önce birçok kişiden methini duymuş, hakkında iyi şeyler okumuştum ve hazır önüme çıkmışken izleyeyim dedim. Filmin Türkçe dublajlı olmasının, kalitesinde belli bir oranda düşüşe yol açtığını en başından kabul ediyorum. Ama yine de, hiçbir özelliği ve orijinalliği bulunmayan, gerçekle alakası olmayan ve de Juno rolündeki Ellen Page haricinde kimsenin doğru dürüst bir oyunculuk sergileyemediği filmin hangi akla hizmet bu kadar abartıldığını anlamadım. Yok Oscar'a aday gösterilmeler falan... Jennifer Garner'ı da hiç sevmem, kadın ne yapıp edip sevimli olması gereken filmleri berbat etmeyi başarıyor!.. Üvey annenin köpek geyiği falan ne kadar saçmaydı ya... İzlemediyseniz ve merakınızdan ölmüyorsanız, zamanınızı harcamayın derim; bir gün bir otobüs yolculuğunda denk gelirseniz izlersiniz :)

İkinci filmim The Devil Wears Prada epey eskimiş bir film ama izlememiş olduğum için, tercihimi bundan yana kullandım. Yine hiç sevmediğim bir oyuncu olan Anne Hathaway ve Meryl Streep başroldeler görüldüğü üzere. Vogue dergisi genel yayın yönetmeni Anna Wintour'un yanında asistanlığa başlayan Lauren Weisberger'in, moda dünyasının perde arkasını anlattığı romanından sinemaya uyarlanmış. İşlerin nasıl yürüdüğünü ve neden benim asla moda tasarımı yapamayacağımı bana hatırlatması açısından yararlı oldu bünyem için... Bir de Meryl Streep'in harika performansını görmüş oldum. O bembeyaz saçları ve bakışları, mimikleriyle harikaydı! Onun dışında fazla bir şey yok zaten... Ama Anne Hathaway'in yerinde olsam yapımcılara biraz alınırdım doğrusu; kendisinin ikinci defa çirkin ördek yavrusundan güzel kuğuya dönüşmesini izledim (bkz. The Princess Diaries). Demek ki bu kızı böyle görüyorlar :)) Eğer filmi hâlâ izlemediyseniz, -hakkında girilen birkaç entryde de gördüğüm üzere- yağmurlu bir havada, tercihen bir kız arkadaşınızla (kıyafetlerin ve ayakkabıların hakkını vererek), kahvenizi yudumlayarak izleyebilirsiniz... Kesmezse üstüne de The September Issue'yu izleyip, karşılaştırma yaparsınız :)    

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler