Beyaz Şah

Temmuz 07, 2010


İlk çıktığından beri almak istiyordum György Dragoman'ın kitabı Beyaz Şah'ı, on gün kadar önce Kitapturk'ün indiriminden faydalanıp aldım. Hemen de okuyup bitirdim. Çavuşesku Romanyası'nda yaşanan olayları, babası gizli polis tarafından tutuklanıp bir çalışma kampına kapatılan 11 yaşındaki Cata'nın gözünden anlatan kitap bir roman olarak kurgulanmış. Ancak bölümler, birbirleri arasında bağlantılar olmasına rağmen fazlasıyla net bir şekilde ayrılıyor ve her birinde ayrı bir öykü tadının yakalanmasına imkân tanıyor.
Durumun vehametine, şartların insanlık dışı niteliğine rağmen, Cata'nın dilinden dökülen her şey kirinden pasından sıyrılıp öyle naif şeylere dönüşüyor ki, kimi zaman o harika dilin heyecanına ve temposuna kapılıp Cata ve arkadaşlarının maceralarına ortak oluyorsunuz... ama sonra öyle bir şey oluyor ki "gerçek" hayatta, küt diye duvara toslamış gibi hissediyorsunuz kendinizi...
György Dragoman Beyaz Şah'ta sevgiyi, özlemi, öfkeyi, heyecanı, korkuyu, vahşiliği, acıyı damıtıp damla damla akıtmış satırların arasına... Bastığınız yerde altınızdan halıyı hızla çekip alacak, güldürürken gözlerinizden yaşlar fışkırtabilecek nitelikte! Gün Benderli çevirisi de muhteşem; olaylar Türkiye'de geçse yazarın Türk olduğuna emin olursunuz, o derece... Kaçırmayın derim.    

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler