Bu ülkeye ekşisözlük ve benzeri platformlar neden çok gerekli?

Haziran 12, 2010


Geçen hafta Fatih Altaylı'yla başlayan, ardından Hıncal Uluç ve Ali Atıf Bir'in geldiği "köşeciler" ya da "köşe kadıları" arasında ekşisözlük'e sataşma ve kapattırmaya çalışma çabalarını izledik. Yok ekşisözlük "ekşimiş ruhların buluşma yeri"ymiş, yok yazarların anası babası belli değilmiş, yok başarılı insanlara haset duyup kompleksli yorumlarla onları karalıyorlarmış, yok okunmadıkça aslında yoklarmış falan fişman... 
Çeşitli yaş, yer ve alandan yaklaşık 27.000 yazarıyla, zilyon tane entrysiyle ekşisözlük Türkiye'nin ilk özgür ifade platformudur. Evet, içinde kimi zaman nasıl konuşulacağını bilmeyen insanlar da olabilir, hakaret içeren entryler giriliyor olabilir, ancak başından beri varolan moderasyon sistemiyle bu entryler kontrol edilip tehlikeli olanlar (gge) siliniyor. Ayrıca kendi içinde bile değerlendirme sistemi var ve yazarlar birbirlerinin yazdıklarına da iyi ya da kötü şekilde tepki gösterebiliyorlar. Bunun haricinde aklınıza gelebilecek en saçma sorunun bile cevabını bulabileceğiniz bir kaynak ekşisözlük. Kullanmayı bilenlere tabii... (Küfürlü yazıyorlar diyenler için alternatif sunuyorum: incisozluk; adı üzerinde inci gibi bir yer!)
Ekşisözlük ve benzeri platformlar bu ülkede "ünlüyüm" diye geçinen, televizyona çıkınca kendisini sanatçı oldum sanan insanların hadlerini bilmesi için çok gerekli! Etraflarındaki dalkavuklar tarafından egoları sürekli şişirilen çakma "celebrity"ler, ekşisözlük'e girip haklarında yazılan gerçekleri okuyunca katlanamıyorlar tabii. Onlar kendilerini çok güzel, çok yakışıklı, çok başarılı, çok havalı sanıyorken, oradaki insanların gözünde hiç olduklarını görünce kabullenemiyorlar. Ama görmezden geldikleri bir şey var: ekşisözlük yazarları gerçekten iyi işler yapan, başarılı olan, kalitesini bozmayan insanlar hakkında hiç de "kompleksli yorumlar" yapıp onları karalamaya çalışmıyorlar; düzgün insanların hiçbirine durduk yere hakaret etmiyorlar!
Ama Efes Pilsen One Love Festival'ın saçmasapan "hayati" uygulamasına tepki gösteriyor, Sibel Arna gibi bir "insan"a da anında cevabını veriyorlar işte! (Kendisinin Hürriyet'te bugün yazdığı yazı demeye bin şahit saçmalık için buradan buyurun) Ekşisözlük kapatılacağına, gazetelerdeki köşeler kapatılsın! Haberleri okumak yeter, kimsenin bu şekilde zırvalıklarını okumaya ihtiyacımız yok!..   

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

3 yorum:

Mustafa Gungor dedi ki...

dün bok olan sibel, meğersem çoktan kokmuş hatta leşi çıkmış da haberimiz yokmuş.

şu karakterde bir insanın bu ciddiyette (en azından köşe yazarı) bir iş yapması çok üzücü..

polly the cook dedi ki...

İsmini duymuştum ama hiçbir yazısını okumamıştım. İyiki okumamışım. Ben anlamıyorum neden bu kadar gereksiz insanı gazetelerde, televizyonlarda topluyorlar. Sonra bizim memleket neden ileri gitmiyor. Gitmez tabi bu kadar cahil adam bize köşe yazısı yazarsa, biz hiçbirşey olamayız.

Bu arada yazılarını gerçekten beğenerek okuyorum. Kitap okuma alışkanlığı kazanacağım sayende. Teşekkürler Amonka!

amonka dedi ki...

Benim de ismini duymuşluğum vardı ama zaten Hürriyet okumadığım için yazılarından haberim yoktu. Sadece bu değil, başka birçok yazısı da aynı kalitesizlikteymiş... Herkes Ayşe Arman'ı mumla arar oldu :))
Güzel sözlerin için de çok teşekkür ederim; kitap herkes için ihtiyaçtır ;)

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler