Serseri Mayınlar (Mine Vaganti)

Nisan 04, 2010


Ferzan Özpetek'in son filmi Mine Vaganti ülkemizde "Serseri Mayınlar" adıyla gösterime girdi. Baharın yüzünü nihayet gösterdiği şu günlere pek yakışacağı için ben de vakit kaybetmeden hemen gittim, izledim. Filmi tarif edecek kelimeleri düşünürken aklıma en çok takılanlar "sempatik" ve "renkli" oldu: Evet, Serseri Mayınlar fena halde sempatik ve her anlamda renkli bir film. Harika yemekler, müthiş İtalya ve Lecce görüntüleri, insanın içini ısıtan İtalyan dili ve o vurguları, renkli karakterler ve her şeye rağmen aralarındaki sevgi...


Konu itibarıyla makarna üreticisi bir ailenin eşcinsel oğlu Tommaso'nun, ailesinin sandığı gibi Roma'da işletme değil edebiyat okuduğunu, yazar olmak istediğini ve de eşcinsel olduğunu ailesine anlatmaya karar vermesini ve sonrasında gelişen olayları ele alıyor. Özellikle oyunculukların çok iyi olduğu filmde, hikâye açısından yer yer aksayan taraflar olmasına rağmen, bana kalırsa "sahneler" çok kuvvetli. Fazla örnek verip spoiler'a girmek istemiyorum ama aile yemeğinde gelen eşcinsellik itirafı ve annenin tepkisi; cenazede en önde ilerleyen babanın dönüp dönüp oğluna yan yan bakması; iki erkek kardeşin kavgası; büyükannenin makyaj sahnesi çok çok etkileyici ve incelikliydi. Oyuncuların kendilerinden çok gözlerinin oynadığını ve çok iyi iş çıkardıklarını da söyleyebilirim; gözler kalbin aynasıdır, evet.
Gördüğüm kadarıyla filmin aksayan tarafı ise kimi zaman farklı beklentilere yol açıp sonrasında bunları boşa çıkarmasıydı. Hikâyenin toparlanıp kapanışın yapıldığı düğün sahnesi bunun en önemli örneklerinden biri; bir şeyler aceleye gelmiş ve eksik kalmış gibi bir hisse kapılmamak elde değil. Ama finaldeki Sezen Aksu dokunuşu (Kutlama) çok yerindeydi ve sahnenin etkisini bin kat artırıyordu!
Uzun lafın kısası, şahane bir başyapıt beklentileriyle falan değil; "güzel bir film izlemek" üzere, hayat, sevgi, aile, mutluluk, özgürlük, fedakârlık gibi kavramlar üzerine yeniden düşünmeye hazır bir şekilde daha mütevazı beklentilerle gidip filmi görün...
P.S.: Alba rolündeki Nicole Grimaudo'ya, kıyafetlerine ve topuklu ayakkabılarına ve de genç büyükanne rolündeki Carolina Crescentini'ye ve gelinliğine bayıldımmm!

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

1 yorum:

eminemre dedi ki...

O zaman gidiyoruz =)

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler