Maurice Sendak, Dave Eggers ve The Wild Things...

Mart 31, 2010


Maurice Sendak'ın yazıp resimlediği ve bir kült haline gelmiş olan çocuk kitabı Where The Wild Things Are, telif haklarıyla ilgili bir sorundan dolayı şimdiye kadar Türkçe'de yayımlanamadı, ancak geçtiğimiz yılın sonlarından beri özellikle Amerika'da yıllar sonra beyaz perdeye aktarılmasıyla gündeme oturmuştu.
Kitap temelde, Max adındaki "vahşi" bir çocuğun, annesi tarafından cezalandırılıp gönderildiği odasında kendisini içinde bulduğu macerayı konu alıyor. Alışkın olunan türde bir çocuk kitabı olmayışı, onu benzerlerinin arasından sıyırıp, bugün çocukluk yıllarını çok gerilerde bırakmış olanların bile kitabı hâlâ büyük bir sevgiyle anmalarını sağlıyor.      


Kitabın filme uyarlanması gündeme gelince Maurice Sendak'ın da girişimiyle devreye ünlü yazar Dave Eggers girmiş (kendisinin adını ülkemizde Müthiş Dahiden Hazin Bir Eser adlı kitabıyla duymuştuk) ve kitabı, elinden geldiğince dokusunu bozmadan ve The Wild Things adıyla romanlaştırmış. Ardından da filmin yönetmeni Spike Jonze ile birlikte senaryosunu yazmışlar. Yani film Eggers'ın versiyonu üzerine kurulu. 
Filmin Türkiye'de gösterime girmesi çok sorunlu oldu; önce Aralık 2009 dendi olmadı, sonra Şubat 2010 dendi yine olmadı... Bu ayın sonunda DVD'sini piyasaya süreceklermiş, herhalde gösterime girmeyecek. Zaten girmiş olsaydı "Arkadaşım Canavar" gibi saçma ötesi bir isimle girecekti; daha kötü bir ismi isteseler bulamazlar herhalde! [Ben olsam "Vahşi Şeyler Ülkesi/Diyarı" gibi bir şekilde Türkçeleştirirdim.] 


Filmde, minik kahramanımız Max'in ailesiyle tanışıyor ve yaşamı hakkında daha iyi bir fikir sahibi oluyoruz. Annesiyle yaşadığı büyük bir kavganın ardından da Max'le birlikte Vahşi Şeyler Ülkesi'ne doğru yelken açıyoruz. Orada, arkadaşları Carol, Judith, KW, Ira, Douglas ve Boğa ile yaşadıkları maceralara tanık oluyoruz. Filmi bir şekilde izlemiş olanlardan beğenmediklerini, sıkıldıklarını vs duydum. Animasyon tekniğini iyi bilenlerin aktardıkları sorunları bilemem ama bana kalırsa gayet eğlenceli bir filmdi. İnsanı çocukluğuna taşıyan, minik dünyaların içinde neler olup bittiğini hatırlatan bir filmdi. Üstelik canavarlar çok sevimli olmuş ve Sendak'ın orijinal çizimlerine hayat vermek adına çok iyi bir iş çıkarılmış. Kimisi Teletubbylere benzetmiş ama, adam öyle çizmiş ne yapalım... Tabii çocukluğunda orijinal kitabı okumuş ve çok sevmiş olanlar için yıllar sonra, belki de en sevdiği kitabının, yeni bir bakış açısıyla beyaz perdeye aktarıldığını görmek bambaşka bir deneyim olmuştur eminim. 



Henüz Dave Eggers'ın roman versiyonu The Wild Things yani "Vahşi Şeyler" ülkemizde yayımlanmadığı ve film gösterime girmediği için daha fazla yorum yapıp bozmak istemiyorum. Ama merak etmeyin; kitap, Dave Eggers'ın Türk yayıncısı Siren Yayınları tarafından, muhtemelen yaz başında yayımlanacak. Çevirmeni hâlâ üzerinde çalışıyor :) Şunu söyleyebilirim ki, filmi izleyip beğendiyseniz kitaptaki Max'i çok daha fazla seveceksiniz çünkü onun dünyasını görecek ve onu daha iyi anlayacaksınız! Bekleyin...    

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler