Fark ettim ki...

Şubat 06, 2010



Geçen cuma işten dönerken bir anda cep telefonumu ofiste unuttum sanıp telaşla çantamın içinde aranmaya başlayıp, telefonumu bulunca hissettiğim inanılmaz rahatlama, iki saniye sonra bana başka bir şey düşündürtmüştü: Cep telefonu son 10 yılda ne kadar hızla yol alarak, hayatlarımızda kendine ne kadar vazgeçilmez bir konum edinmişti böyle!
Telefonum ofiste kalsa hiçbir şey olmazdı, pazartesi gittiğimde aynı yerinde duruyor olurdu, ama tüm haftasonu cep telefonum olmadığında epey zorluk çekeceğimi fark ettim (ofis gidip telefonu almayı göze alamayacağım kadar uzak ve ters bir yerde). Çünkü;
1- Cep telefonu çıktığından ve konuşmak sabit hat kadar ucuz olduğundan beri, kimse ev telefonundan aramaz oldu; dolayısıyla kimse bana ulaşamazdı...
2- Cep telefonu çıktığından beri ayrıca telefon rehberi tutmak tarih oldu ve bu demektir ki no telefon no numero! Yani yalnızca numarasını ezbere bildiğim insanlara ulaşabilirdim...
3- Sizin iletişime geçmek için cep telefonundan başka imkânınız olsa da, iletişime geçmeye çalıştığınız kişinin o anda dünyayla tek bağlantısı cep telefonu olabilir. Örneğin benim gibi sevgilisi yurtdışında yaşayan biriyseniz, maalesef 7/24 cep telefonunuz gözünüzün önünde olmalıdır...

Bu durumdan yola çıkarak, bloguma yeni bir köşe, gün içinde farkına vardığım şeyleri yazabileceğim bir "fark ettim" köşesi eklemeyi düşünmüştüm, ama henüz sıra ona gelmemişti. Bugün blog surfing yaparken, ilginç bir siteye denk geldim: www.farkettim.com. Şu postta "pozitif spam" konusunda yazdıkları da bana bu köşeyi eklemeyi hatırlattı :) Bundan sonra kendi fark ettiklerim burada olacak, farkına varamadıklarımızı da farkettim.com'dan takip edelim bakalım...

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler