Le Petit Nicolas (a.k.a Pıtırcık)

Ocak 18, 2010



Haftasonu en bezgin halimde sütümü içip dizi izlerken telefon çaldı. Arayan Kuzucuk'tu ve sinemaya gitmek istiyordu. Başka kimse beni o gün evden çıkartamazdı ama ona kıyamam, yo asla.. Pazarlık yaptık ve randevulaştık. Ama yağmurun azizliğine uğrayınca plan bozuldu.. Onun gitmek istediği abuk korku filminde yer yoktu, diğer filmleri de ya izlemiştik ya da matinelerin saati geçmişti. Sonunda en başta benim istediğim, onu da ikna ettiğim filme gittik: Le Petit Nicolas.
Sempé ile Rene Goscinny'nin, Türkçe'ye Vivet Kanetti tarafından Küçük Pıtırcık olarak çevrilen çocuk kitabı serisi Laurent Tirard tarafından sinemaya uyarlanmış, pek de güzel olmuş. Bir salon dolusu ufaklıkla film izlemek benim için her zaman büyük keyif olmuştur; hep birlikte kıkır kıkır gülmelerini dinlemek için bile gidebilirim sinemaya! Gerçi bu sefer film küçük salondaydı, etki çok büyük olmadı ama yine de çok keyifliydi. Çünkü film çok tatlıydı.
Pıtırcık ve arkadaşlarının hepsi birbirinden sevimliydi. Favorilerim Pıtırcık ve Dalgacı :) Hayatından olduğu haliyle çok memnun olan Pıtırcık, bir kardeşi olacağı fikri karşısında paniğe kapılıp minik çetesiyle kafa kafaya vererek sorunu kökten çözecek bir plan yapıyor. Ancak ufak tefek aksaklıklar sonucu işler pek planlandığı gibi gitmiyor :) Yaşım kaç başım kaç demeyin, bizim gibi yapıp ağız dolusu gülerek izleyin!
(Aklımda kalan Almodovar'ın Los abrazos lotos (kırık kucaklaşmalar) ve Woody Allen'ın Whatever Works'ünü de evde dvix olarak izleyeceğim en kısa zamanda!..)

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler