Bang bang I shot you down...

Eylül 11, 2009




Daha önce bu kadar çok kan görmemiştim. Zaten gördüğüm kan da çoğunlukla kendi kanımdı. Burnum kanardı çocukken. Çok kanardı. Alışmıştım, korkmazdım kandan. Başkasının kanını ise ancak parmak kesiklerinde vs. görmüşümdür. Bugün işe gelirken kan gördüm, hem de çok. Ben gelmeden bir saat önce biri vurularak ağır yaralanmıştı; götürüldüğü hastanede ölmüş. İnsanlar etrafa toplanmıştı, polis onları uzaklaştırmaya çalışıyordu. Neyse ki cesedi götürmüşlerdi, yalnızca kan vardı. Kan öyle çarpıcı bir renkteydi ki, insan gözünü alamıyordu. Meraktan mı nedir, yaklaştım ben de yanına. Aynı boya gibiydi, koyu ve parlak kırmızı... İnsanın kafasını çevirmesine izin vermiyordu, sanki zorla baktırıyor, "bak bana bak, buradayım ben," diyor gibiydi. Yoldan geçenler de başlarını çevirip çevirip bakıyorlardı kana. Sonra düşündüm, insan nasıl birini öldürür? Akan o kanı görüp de nasıl devam eder yaşamaya? O kan, ellerine bulaşmaz mı? Sonra gelip de rüyalarını, kabuslarını boyamaz mı kan kırmızısına?..

Digg Stumble Delicious Twitter Facebook Reddit RSS

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails

Seyirciler